ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ'NDEN YAYILAN ÇIĞLIKLAR

Bu yazımda İstanbullu sanatseverlere AKM’nin trajik öyküsünü kısaca anlatmak istiyorum. 1948 yılında proje mimarları Rüknettin Güney ve Feridun Kip tarafından yapılan projeye uygun olarak temeli atıldı. İstanbul Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek tesisin 1953 yılında hizmete gireceği söylenmişti, fakat olmadı. Mali imkânsızlıklar nedeniyle proje Bayındırlık Bakanlığı’na devredildi.

Bakanlık adına, Almanya’da konser salonları üzerine doktora yapan, Mimar Hayati Tabanlıoğlu projeyi üstlendi. Bakanlığa bağlı proje grubu projeyi revize ederek ihaleyi yaptı. 1969 yılı Nisan ayında Çeşmebaşı Balesi ve Ayda Operası eserleriyle perdesini hizmete açtı. 1970 yılında talihsiz bir şekilde yangın çıktı. Bir süre etkinlikleri durduruldu. Yangının yarattığı hasarlar giderildi. 1978 yılında tekrar açıldı. O yıldan itibaren 2008 yılına kadar 30 sene sürekli olarak müzik severlere hizmet verdi.

1999 yılında 2 nolu koruma kurulu tarafından, 1.grup TESCİLLİ KÜLTÜR VARLIĞI olarak tescil edildi. 2008 yılında yapının taşıyıcı sisteminin depreme karşı güçlendirileceği söylenerek etkinliklere son verildi. Bir sene sonra hizmete gireceği söylenmişti. 10 sene geçti bugün balyoz sallanıyor.

Güçlendirme projesi Mimar Murat Tabanlıoğlu (Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu) tarafından hazırlandı. Bu yeni projeyi Kültür ve Sanat Emekçileri Sendikası orijinal projeye aykırılıkları olduğunu söyleyerek durdurmak üzere dava açtı ve dava kazanıldı. Bu süreçten sonra Murat Tabanlıoğlu babasının yaptığı projeye uygun olarak yeni bir proje hazırladı. 2012 yılında ihale edildi. Zamanın Kültür Bakanı Ertuğrul Günay 2013 yılı Cumhuriyet Bayramında tesisin açılacağını müjdeledi. Ayrıca Sabancı Grubu 30.000.000 TL bütçeye hibe etti. Bütün bu olumlu gelişmelerden kısa bir süre sonra Ertuğrul Bey bakanlıktan ayrıldı. Yeni bakan bilinmeyen nedenlerden inşaatı durdurdu. 5 sene geçti ve şimdi yıkılıyor. Bu süreç içinde bina hırsızlar tarafından yağmalandı.

AKM bünyesinde büyük bir konser ve opera salonu, büyük bir tiyatro salonu, ayrıca çocuk tiyatroları, sergi holleri, zengin fuayeleri ile mükemmel bir yapıydı. Opera temsilleri için gerekli kostüm ve dekor yapım atölyeleri, prova salonları, hareketli sahneleri gerekli tüm alt yapıya sahipti. İyi bir akustiğe sahip olup Cumhuriyet döneminin özgün bir yapısıydı. Meydana bakan ön cephesi sanki müzik notaları gibi tasarlanmıştı. Çok beğeni topluyordu. Kent kimliğine yerleşmiş ve hafızalarda yerini almıştı. Her hafta sonu binlerce kişi bu tesisten yararlanıyor ve mutlu olarak evine dönüyordu. Biletler ucuzdu her sınıftan halk bu gösterilere gelebiliyordu. İstanbullu sanatseverlere kucağını açıyor, onlarda onu çok seviyordu.

AKM şimdi yıkılıyor, yerine daha kapsamlı bir kültür merkezi yapılacakmış, ben şimdi yetkililere soruyorum. Mevcut bir tesisi yıkacaksınız onun yerine yüksek maliyetlerle yeni bir tesis yapacaksınız. Bunun mantığı var mı? Bu milletin parasını çarçur etmek kimsenin hakkı değildir. Mevcut tesisi yenileyin paranız bolsa o kültür merkezini başka bir yere yapın. Cumhuriyetin bu değerli eserine dokunmayın. Bu yanlışlıkları yapanlar halka hesap vermelidir.

  • Yüksek Mühendis Mimar
  • Yaşar MARULYALI